Batuhan Torun
Karmaşık varlıklarız. Bazen durup dururken sinsice saplanan bir ağrının etkisiyle durdurak bilmeyen bir melankoli döngüsünün ortasında kendimizi hapsolmuş buluruz. Bazen de yaşanmış, yaşanan ve yaşanabileceklerin kör karanlığı etrafında kaybolur, melankolinin tatlı acı kollarına kendimizi teslim ederiz. Hepimiz yaşamışızdır, ruhumuzun karanlık tarafıyla hemhal olduğumuz dönemleri. İşte o dönemlerde bizi şefkatle sarıp ruhumuzun karanlığını bir ateş böceği gibi çevreleyen bazı müzikler vardır. Sanırım Sgt. Pepper ve Beatles ruhumdaki bu ateş böceğini temsil ediyor.
It was 20 years ago today
Sgt. Pepper taught the band to play
They’ve been going in and out of style
But they’re guaranteed to raise a smile
Tamamen naçizane ve subjektif fikrime göre Sgt. Pepper’s müzik tarihinin en etkili albümü. Dönem müziğinin dar kalıplarını genişleterek deneysel ve absürt bir havada geçen bu albümde müzik, döneminin ruhuna aykırı şekilde farklı temalar ve konularla tanışmıştır. Herkesin kendisinden bir parça koklayabileceği Peppers’ın bu aykırılığı Beatles’ın zamansız evrenselliğini en iyi yansıtan işlerdendir.
I admit it’s getting better (Better)
A little better all the time (It can’t get more worse)
Mizah, hayatı çekilebilir kılan unsurlardan. Tekdüzeleşmiş hayatlarımızın meddahlığını yapmamızı sağlayan bu ögenin yeri Sgt. Pepper’da oldukça kıymetli. Sıradan insanların sıradan dertlerini anlatan albümün en dikkat çekici yüzlerinden birisi de oluşturmuş olduğu muzip hava. Kalbimizi ısıtan, neşeyle karışık bir hüznü simgeleyen bu muziplik aynı zamanda sıradan temaların içerisindeki cazibeyi tekrardan insanlıkla tanıştırıyor.
Send me a postcard, drop me a line
Stating point of view.
Indicate precisely what you mean to say
Yours sincerely, wasting away
Benim için iki tane Beatles var; Revolver öncesi ve Revolver sonrası. Revolver’la beraber yeni enstrümanlara, yeni felsefelere, yeni fikirlere yelken açan grup; kendisini stüdyoya kapatarak müziklerinin özünü deneysel dokunuşlarla yenilemiştir. Bu iki Beatles arasında muhasebe yapmanın zorluğunu kabul etmekle beraber itiraf etmeliyim ki Revolver sonrası Beatles bana her zaman daha çekici gelmiştir. Yeni bir kuşağı, yeni bir müziği, yeni bir dünyayı hayal ettiren bu yeni dönem şahsına münhasır bir karaktere sahiptir.
Would you believe in a love at first sight?
Yes, I’m certain that it happens all the time
What do you see when you turn out the light?
I can’t tell you, but I know it’s mine
Lennon, McCartney, Harrison ve Ringo’nun bir grup hırslı ergenden birey oluş süreçlerini müzikleriyle takip edecek olursak Sgt. Pepper; bu dört ergenin bizlere artık birey olduğunu göstermiştir. Nihayetinde grubun -bence- dağılmasına neden olacak bu bireyleşme süreci ironik bir şekilde Beatles’ın en orijinal metinler, melodiler ve müzikler ürettiği döneme kapılarını açmıştır. Kimliklerinden, fikirlerinden, düşün dünyalarından kesitleri sade temalarla anlattıkları bu albüm grubun ve hatta müzik tarihinin en eşsiz işlerinden birisi.
Cellophane flowers of yellow and green
Towering over your head
Look for the girl with the sun in her eyes
And she’s göne
Müzik tarihinin ilk konsept albümü olarak sınıflandırılan Sgt Pepper, bence içerisinde Beatles’ın en iyi şarkılarını içermiyor. Yesterday; Strawberry Fields Forrever; Something; While My Guitar Gently Wheeps; Here, There and Everywhere gibi muhteşem parçalar çıkarmış ve çıkaracak olan grup A Day In The Life gibi bir şaheserle albümü kapatmasına rağmen Sgt. Pepper’daki parçalardan çok daha iyilerini çıkarmışlardır. O halde bence neden Sgt. Pepper’s Beatles’ın en iyi albümü? Bu soruya kesin bir cevabım yok doğrusu. Ama bir şeyler saçmalamak gerekirse; bütünlüğü ve özgünlüğü.
Try to realize it’s all within yourself
No one else can make you change
And to see you’re really only very small
And life flows on within you and without you
Teşekkürlerimi iletiyorum. Lennon, McCartney, Harrison ve Ringo; ruhlarınıza, özünüze ve varoluşunuza minnetlerimi iletiyorum. İnsanlığa kazandırdıklarınız ve kazandırmadıklarınız için teşekkürlerimi iletiyorum. Hayatın karmaşasında sıkışmış ruhlara ateş böceği oldunuz. Sanırım bundan daha onurlu bir insani edim yok. İşte bu kısacık yazı da sizlerin 1967’den kalma dünyalarınızda oluşturduğunuz solucan deliğinde kendini bulan ruhumun içten teşekkürlerini iletmek için yazıldı.