Asude Ballıdağ
Hong Kong – Zamana Karşı Part 1-Protesto Tarihi
Hong Kong’un diğer Çin şehirlerinden önemli ölçüde farklı olduğunu hatırlamak önemlidir. Bunu anlamak için tarihine bakmak gerekir.
150 yılı aşkın bir süredir bir İngiliz kolonisiydi- bir kısmı; Hong Kong adası, 1842’deki bir savaştan sonra Birleşik Krallık’a devredildi. Daha sonra Çin, Hong Kong’un geri kalanını da 99 yıllığına İngilizlere kiraladı.
Hong Kong, yoğun bir ticaret limanı haline geldi ve ekonomisi 1950’lerde bir üretim merkezi haline geldi.
Bölge, Çin anakarasındaki istikrarsızlık, yoksulluk veya zulümden kaçan göçmenler ve muhalifler arasında da popülerdi.
Ardından, 1980’lerin başında, 99 yıllık kiralama için son tarih yaklaşırken, İngiltere ve Çin, Hong Kong’un geleceği hakkında müzakerelere başladı. Çin’deki komünist hükûmet, Hong Kong’un tamamının Çin yönetimine geri verilmesi gerektiğini savunuyordu.
İki taraf 1984’te, Hong Kong’un “bir ülke, iki sistem” ilkesi altında 1997’de Çin’e geri dönmesini sağlayacak bir anlaşmaya vardı.
Bu, Hong Kong’un Çin ile tek bir ülkenin parçası olurken 50 yıl boyunca “dış ve savunma işleri dışında yüksek derecede özerkliğe” sahip olacağı anlamına geliyordu. Ancak bu özgürlükler -Temel Yasa (The Basic Law)- 2047’de sona eriyor ve o zaman Hong Kong’un statüsünün ne olacağı belli değil.
Hong Kong’un kendi yasal sistemi ve sınırları vardır ve toplanma özgürlüğü, ifade özgürlüğü gibi konular da dahil olmak üzere haklar korunmaktadır.
Örneğin, Çin topraklarında, ordunun Pekin’de silahsız protestoculara ateş açtığı 1989 Tiananmen Meydanı insanların anabileceği birkaç olaydan biridir.
Hong Konglular (Hong Kong-ers)
Hong Kong’daki çoğu insan kendilerini Çinli olarak görmüyor.
Hong Kong’daki çoğu insan etnik olarak Çinli olsa da; Hong Kong Çin’in bir parçası olsa da oradaki insanların çoğu kendilerini Çinli olarak tanımlamıyor.
Hong Kong Üniversitesi’nden yapılan anketler, çoğu insanın kendilerini “Hong Konglu” olarak tanımladığını gösteriyor -yalnızca %11’i kendilerini “Çinli” olarak tanımlıyor- ve insanların %71’i Çin vatandaşı olmaktan gurur duymadıklarını söylüyor.
Aradaki fark özellikle gençler arasında belirgin.
“Yanıt verenler ne kadar gençse, Çin’in ulusal vatandaşı olmaktan gurur duyma olasılıkları o kadar az ve ayrıca Merkezi Hükûmetin Hong Kong politikalarına karşı o kadar olumsuzlar.”
(Public Opinion Programme, University of Hong Kong)
Hong Konglular, yasal, sosyal ve kültürel farklılıkları -ve Hong Kong’un 150 yıl boyunca ayrı bir koloni olduğu gerçeğini- Çin anakarasındaki yurttaşlarıyla özdeşleşmemelerinin nedenleri olarak tanımladılar.
Son yıllarda Hong Kong’da anakara Çin karşıtı duyarlılıkta da bir artış oldu, insanlar yerel normları hiçe sayan kaba turistlerden veya yaşam maliyetlerini yükselttiklerinden şikâyet ediyor.
Hatta bazı genç aktivistler Hong Kong’un Çin’den bağımsızlığını talep ettiler ki bu Pekin hükûmetini alarma geçirdi.
Hong Kong Protesto Tarihi
- Hong Kong 1 Temmuz Yürüyüşleri
2003 yürüyüşünün ana teması, yıkım karşıtı Hong Kong Temel Yasasının 23. Maddesine karşı çıkmaktı. Diğer özgürlüklerle birlikte ifade özgürlüğünün de kaybedilmesi korkusu ve Hong Kong Hükûmetine karşı genel bir memnuniyetsizlik, kitlesel bir protestoya yol açtı. 1 Temmuz 2003’te yüz binlerce insan sokağa döküldü.
Hükûmet, Yasama Konseyi’nde 23. Maddeyi geçirmeye çalıştı ve 9 Temmuz 2003 için oylama yaptı. Tartışma aylarca sürdü ve hükûmet herhangi bir taviz vermeyi reddetti.
Diğer sorunlar arasında, Mali Sekreter Antony Leung’un dahil olduğu “Lexusgate” skandalı ve hükûmetin SARS sağlık krizini beceriksizce ele alması da dahil olmak üzere, Tung Chee Hwa yönetiminin insanların hayal kırıklıklarına eklediği birkaç hata yer alıyor.
Yarım milyon kişinin yasayı protesto etmesinden sonra James Tien (Hong Kong’un oy kullanabilir nüfusu göz önüne alındığında Türkiye’de 10 milyon kişinin sokağa çıkması gibi düşünebilirsiniz. Yani görmezden gelinebilecek veya bastırılabilecek aşamayı çoktan geçmişlerdi.), Hong Kong Temel Yasası’nın 23. Maddesi uyarınca yasa tekliflerine karşı oy kullanmak için Yürütme Konseyi’nden istifa etti.
Hükümet daha sonra, Tien’in Liberal Partisi’nin desteğini kaybettikten sonra yasayı geçirmek için gerekli oylardan yoksun olduğu için öneriden geri adım attı. Daha sonra Regina Ip ve Antony Leung “kişisel nedenlerle” istifa ettiler.
Regina Ip: New People’s Party (NPP) eski lideri, aşırı Pekinci, sağ kanat anti-demokrasi savunucusu, liberal ekonomi yanlısı
Antony Leung: 2001-2003 Mali Sekreteri
- Hong Kong Aralık 2005 Demokrasi Protestosu
4 Aralık 2005’te Hong Kong’da on binlerce insan demokrasi için protesto gösterileri düzenledi ve hükûmete genel ve eşit oy hakkı1 tanıması çağrısında bulundu. Protestocular, Yürütme Konseyi Başkanı’nı ve Yasama Konseyinin tüm sandalyelerini doğrudan seçme hakkını talep ettiler. Ayrıca, hükûmetin reform önerisinin sınırlamalarına yanıt olarak, hükûmeti bölge meclislerinin atanan koltuklarını kaldırmaya çağırdılar.
Protesto, Sivil İnsan Hakları Cephesi ve bölgenin demokrasi yanlısı milletvekilleri tarafından, Baş Yönetici Donald Tsang2 tarafından önerilen seçim reformuna karşı çıkmak ve Hong Kong’da genel ve eşit oy hakkının uygulanmasını talep etmek için düzenlendi. Yürüyüş için tema rengi siyahtı.
Mevcut sistemde Baş Yönetici3 ilgili sektörlerden seçilen ve esas olarak ticari ve profesyonel çıkarları temsil eden üyelerden (seçmenler) oluşan 800 üyeli bir Seçim Komitesi tarafından seçilmektedir. Yasama Konseyi’nin altmış üyesinin yalnızca yarısı doğrudan halk tarafından seçilir, geri kalanı, başta iş dünyası ve profesyoneller olmak üzere toplumun farklı sektörlerini temsil eder.
Pekin tarafından desteklendiği yaygın olarak kabul edilen Anayasal Kalkınma Görev Gücü Raporu No.5’te açıklanan reform paketinde Tsang, 2007 Yürütme Konseyi seçimlerinde seçmen sayısını ikiye katlayarak 1600 üyeye çıkarmayı ve seçimlere on sandalye eklemeyi önerdi (Yasama Konseyinin 70 sandalyeye çıkarılması).
Ancak teklif, genel ve eşit oy hakkı için net bir yol içermiyordu ve pek çok kişi bunun demokraside anlamlı bir ilerleme kaydetmeye yardımcı olduğundan şüphe ediyor.
- 2014 Hong Kong protestoları
Çoğunlukla Şemsiye Devrimi (雨傘革命) olarak adlandırılan ve bazen Şemsiye Hareketi (雨傘運動) veya İşgal Hareketi (佔領行動) ile birbirinin yerine kullanılan bir dizi oturma sokak protestosu, 26 Eylül’den 15 Aralık 2014’e kadar Hong Kong’da gerçekleşti.
Protestolar, Ulusal Halk Kongresi Daimî Komitesi’nin (NPCSC) Hong Kong seçim sisteminde önerilen reformlarla ilgili bir karar yayınlamasının ardından başladı. Kararın son derece kısıtlayıcı olduğu ve Çin Komünist Partisinin (ÇKP) Hong Kong Baş Yönetici adaylarını ön elemesine eşdeğer olduğu yaygın olarak görüldü.
Öğrenciler, 22 Eylül 2014’ten itibaren NPCSC’nin kararına karşı grev başlattılar ve Hong Kong Öğrenci ve Akademisyenlik Federasyonu, 26 Eylül 2014’te hükûmet merkezinin önünde protesto gösterisine başladı.
28 Eylül’de olaylar hızla gelişti. Merkezi Sevgi ve Barışla İşgal Et Hareketi (The Occupy Central with Love and Peace Movement) sivil itaatsizlik kampanyasının başladığını duyurdu. Öğrenciler ve halkın diğer üyeleri hükümet merkezinin önünde gösteri yaptı ve bazıları şehrin birçok büyük kavşağını işgal etmeye başladı.
- Şemsiye Hareketi
Şemsiye Hareketi, 2014 yılındaki Hong Kong demokrasi protestoları sırasında ortaya çıkan siyasi bir hareketti. Adını, Hong Kong polisinin 79 gün boyunca kalabalığı dağıtmak için biber gazı kullanmasına karşı pasif direniş aracı olarak şemsiyelerin kullanılmasından almıştır.
Protestocular, daha şeffaf seçimler talep ediyordu; bu durum, Ulusal Halk Kongresi Daimî Komitesi’nin (NPCSC) 31 Ağustos 2014 tarihli, Hong Kong’un 2017 Baş Yönetici seçimi için adayların seçici bir ön elemeden geçirilmesini öngören kararıyla ateşlendi.


Şemsiye Hareketi büyük bir olaydı ancak hareketin kendisi hükümetten bir yanıt alamadı. Uzun süren protestoların ardından sokaklardan arkalarında mesajlar bırakarak ayrıldılar.


*Geri döneceğiz.
- Carrie Lam’in Şemsiye Hareketi ile Sınavı
İade tasarısı, 2017’de şehrin ilk kadın lideri seçilmesinden bu yana karşılaştığı ilk ciddi zorluktu. O zamanlar en üst sıralarda yer almak için popüler bir aday değildi.
Ancak Pekin ve bölgeyi kimin yöneteceğine karar verenler tarafından tercih ediliyordu. Baş Yönetici, şehri temsil eden 1.200 kişilik bir komite tarafından seçiliyor. Toplam 777 oyla kazandı; bu sayı, o zamandan beri Hong Kong’daki takma adlarından biri haline geldi.
Bayan Lam, kalkınma sekreteri olarak hizmet etmek için 2007 yılında İngiliz vatandaşlığından vazgeçti. Eşi ve iki oğlu ise hala İngiltere pasaportuna sahip. Eşinin ve oğullarından birisinin hala İngiltere’de yaşıyor olması da eleştiri konusu.
Bayan Lam, 2014 yılında Hong Kong’daki demokrasi yanlısı protestolar sırasında Yönetimden Sorumlu Baş Sekreterdi ve o zamanki Baş Yönetici Leung Chun-ying’e bağlı olarak görev yaptı.
Protestocular Admiralty ve Causeway Körfezi’ndeki kilit bölgeleri 79 gün boyunca işgal etti.
Protestoların sona ermesinin ardından beş öğrenci liderle görüştü. Görüşmelerde öğrencilerin Çin’in adaylarının nasıl seçildiğine ilişkin kararını yeniden gözden geçirmesi yönündeki talepleri üzerinde duruldu.
Talepleri şu sözlerle reddetti: “Durdukları konum söz konusu olduğunda korkarım ki anlaşabileceğimiz tek konu aynı fikirde olmadığımızdır.”
- (Universal and Equal Suffrage) Burada bahsedilen konu oy kullanmak için sadece reşit ve vatandaş olmanın yeterli olmaması, bazı şartların sağlanması gerektiği ve şartların sağlanamaması sonucunda vatandaşın oy kullanma hakkını kaybetmesi ve en başından bu hakka hiç sahip olmaması. Örnek olarak eskiden kadınların kadın olduğundan dolayı oy kullanamaması veya ABD’nin bazı eyaletlerinde hüküm giymiş vatandaşların oy hakkını kaybetmiş olması gösterilebilir.
- Donald Tsang, Hong Kong Special Adminstrative Region Chief Executive, 2005-2012
- (Chief Executive) Hong Kong Özel İdari Bölgesi’nin Yürütme Konseyi Başkanı, Hong Kong Özel İdari Bölgesi’nin temsilcisi ve Hong Kong hükûmetinin başıdır. Pozisyon, İngiliz yönetimi sırasında Birleşik Krallık hükümdarının temsilcisi olan Hong Kong valisinin yerini almak için yaratıldı. Temel Kanun, Baş Yönetici ’ye geniş bir yetki yelpazesi verir, ancak önemli kararları vermeden, Yasama Konseyine yasa tasarıları sunmadan, yardımcı yasalar çıkarmadan ve Yasama Konseyini feshetmeden önce, Yürütme ile istişare ettikten sonra harekete geçmesini zorunlu kılar. Konseyin tüm üyeleri Baş Yöneticinin kendi atadığı kişilerdir.
Hong Kong – Zamana Karşı Part 2-2019 Protestoları ve Gelecek
- 2019 Protestoları Başlangıcı
Aşağıda gördüğünüz Chan Tong-kai davasının zaman çizelgesi, protestoların başladığı tarihlerdir.
- Chan Tong-kai davası
2018
8 Şubat: Chan ve Poon Tayvan’a gider.
17 Şubat: Chan ve Poon, Taipei’deki otellerinde tartıştı ve iddiaya göre Chan onu boğarak öldürdü.
13 Mart: Taipei polisi Poon’un cesedini buldu, Chan Hong Kong’da tutuklandı, polis onun onu öldürdüğünü itiraf ettiğini söyledi.
31 Aralık: Chan, Poon’dan çalınan parayla ilgili kara para aklama suçlamalarını kabul etti.
- Chan Tong-kai davası
2018
8 Şubat: Chan ve Poon Tayvan’a gider.
17 Şubat: Chan ve Poon, Taipei’deki otellerinde tartıştı ve iddiaya göre Chan onu boğarak öldürdü.
13 Mart: Taipei polisi Poon’un cesedini buldu, Chan Hong Kong’da tutuklandı, polis onun onu öldürdüğünü itiraf ettiğini söyledi.
31 Aralık: Chan, Poon’dan çalınan parayla ilgili kara para aklama suçlamalarını kabul etti.
- 2019
Şubat: Hong Kong hükümeti, kaçakların Tayvan, Çin ve Makao’ya gönderilmesine izin verecek şekilde suçluların iadesi yasasında değişiklik yapılmasını önerdi.
29 Mart: İade yasa tasarısı yayınlandı.
12 Nisan: Chan, cinayet değil, kara para aklama suçlamasıyla Hong Kong Yüksek Mahkemesi huzuruna çıkarıldı.
29 Nisan: Chan, kara para aklama suçundan (bu tarihte çoktan cezasının yarısından fazlasını çekmişti) 29 ay hapis cezasına çarptırıldı.
Nisan-Ekim: Protestolar büyüdü ve her hafta meydana gelmeye başladı.
23 Ekim: Chan Tong-kai hapishaneden serbest bırakıldı.
(CNN Reporting)
Haberlerde yer alan davanın ardından Hong Kong Yasama Konseyi, kaçakların değiş tokuş edilebilmesi ve işledikleri suçların tahsil edilebilmesi için Tayvan’la suçluların iadesi anlaşmasını öngören bir yasa tasarısı üzerinde çalışmaya başladı. Ancak aynı yasa tasarısı aynı şeyi Anakara Çin’de de yapmalarına olanak tanıdı. Her şey (yeniden) böyle başladı.
2019 Hong Kong Protestoları aynı zamanda Suçluların İadesiyle Mücadele Kanununda Değişiklik Tasarısı (anti-ELAB) Hareketi olarak biliniyordu. Protestolar, Hong Kong hükûmeti tarafından Kaçak Suçlular tasarısının getirilmesiyle tetiklenen protestoların devamıydı.
- İade Yasası
İlk protestoyu tetikleyen iade yasa tasarısı (2019) nisan ayında sunuldu. Belirli koşullar altında şüphelilerinin Çin anakarasına iade edilmesine izin verilecekti.
Muhalifler bunun Hong Kongluları adil olmayan yargılamalara ve şiddet içeren muameleye maruz bırakma riski taşıdığını söyledi. Ayrıca tasarının Çin’e Hong Kong üzerinde daha fazla nüfuz sağlayacağını, aktivistleri ve gazetecileri hedef almak için kullanılabileceğini savundular. Yüz binlerce insan sokaklara çıktı. Haftalarca süren protestoların ardından lider Carrie Lam, tasarının süresiz olarak askıya alınacağını söyledi.
Protestocular tasarının yeniden canlandırılabileceğinden korktukları için gösteriler devam etti ve tasarının tamamen geri çekilmesi çağrısında bulundu. Polisle protestocular arasındaki çatışmalar daha sık ve şiddetli hale geldi.
Temmuz ayında protestocular parlamentoya baskın düzenleyerek parlamentonun bazı kısımlarını tahrip etti.


Ağustos ayında bir protestocunun gözünden yaralanması, göstericilerin dayanışmalarını göstermek için göz bantları takmalarına yol açtı.


Eylül ayında tasarı nihayet geri çekildi, ancak protestocular bunun ‘‘too little too late (çok yetersiz çok geç)’’ olduğunu söyledi
Sağlık görevlilerinin gözlerinden vurulması, gaz maskeleri, şemsiyeler ve siyah bayraklar gibi protestonun simgelerinden biri haline geldi.



Şiddetin giderek arttığı gösteriler devam etti.
1 Ekim’de Çin, Komünist Parti yönetiminin 70. yılını kutlarken, Hong Kong en “şiddetli ve kaotik günlerinden” birini yaşadı.
Protestocular polis memurlarıyla, coplarla, molotof kokteyli ve mermilerle savaşırken 18 yaşındaki bir genç gerçek kurşunla göğsünden vuruldu.
Buna karşılık hükümet, protestocuların yüz maskesi takmasını yasakladı; protestocular daha da sinirlendi ve yasağa uymayı reddetti.
Resim, NY Times, 1 Ekim
Kasım ayı başlarında Pekin yanlısı bir milletvekili, destekçisi gibi davranan bir adam tarafından sokakta bıçaklandı.
Bir hafta sonra, aktivistler barikat kurmaya çalışırken bir polis yakın mesafeden bir protestocuyu vurdu ve aynı günün ilerleyen saatlerinde başka bir adam hükümet karşıtı protestocular tarafından ateşe verildi.
- Protestocuların İstekleri
Bazı protestocular şu sloganı benimsedi: “Beş talep, eksiksiz! (five demands, not one less)”
Bunlar:
- Protestoların “isyan” olarak nitelendirilmemesi
- Tutuklanan protestocular için af
- Polis vahşeti iddialarına ilişkin bağımsız bir soruşturma
- Tam genel oy hakkının uygulanması
Beşinci talep olan tasarının geri çekilmesi zaten karşılandı.
Bazıları, Pekin’in kuklası olarak gördükleri Carrie Lam’in de istifasını istedi.
Hong Kong hareketini destekleyen protestolar, İngiltere, Fransa, ABD, Kanada ve Avustralya’da düzenlenen mitinglerle tüm dünyaya yayıldı. Çoğu durumda, göstericileri destekleyen kişiler Pekin yanlısı mitinglerle karşı karşıya kaldı.
Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, Çin’i bölmeye yönelik herhangi bir girişimin “cesetlerin parçalanması ve kemiklerin toz haline getirilmesiyle” sonuçlanacağını söyleyerek uyarıda bulundu.


Sonuç olarak, protestocular geri döndüler.


*Geri döndük. *Bu daha başlangıç.

Protestocular siyah Hong Kong bayrağı ve solmuş bir orkide çiçeğini üstünde Çin’i temsil eden yıldızlar olmadan bayrakları olarak sahiplendi.
- Protestoların Sonuçları
Protestodan önce Carrie Lam, Hong Kong halkı, Tayvan ve birkaç yabancı elçinin tasarıyla ilgili endişelerini dile getirmesinin ardından tasarının “Hong Kong’un kamu güvenliğini koruyabileceği ve Hong Kong’un uluslararası görevini yerine getirebileceği” için “faydalı” olduğu konusunda ısrar etti. Lam, Yasama Konseyi’ndeki pan-demokratları muhalefetlerinde “saçma sapan konuşmakla” suçladı.
Pan-demokratlar: 1989 Tiananmen’den sonra bir araya gelmiş merkez sol-sosyal demokratlardan oluşan bir koalisyon.
O zamanki Güvenlik Sekreteri John Lee (2022’de Baş Yönetici seçildi), hukuk sektörünün tasarıyı gerçekten anlamadığını ve bazılarının protesto etmeden önce tasarıyı okumadığını söyledi.
İdare Sekreteri Matthew Cheung, nisan ayındaki protestoya katılım oranının hükümetin dikkate alması gereken önemli bir belirleyici faktör olmadığını söyledi ve mevcut suçluların iadesi yasasındaki boşlukların düzeltilmesinin gerekli olduğunu ekledi.
Hükûmet, 1 milyon kişinin katıldığı 9 Haziran protestosunun ardından katı yaklaşımını sürdürürken, Carrie Lam, yoğun muhalefete rağmen tasarının ikinci kez 12 Haziran’da okunması için baskı yapmaya devam etti ve hükümetin “görevi” olduğunu söyleyerek tasarıyı savunmaya devam etti.
12 Haziran olayının ardından hem Polis Komiseri Stephen Lo hem de Lam, çatışmayı bir “isyan” olarak nitelendirdi, bu da protestocuları kızdırdı ve hükûmetten bu terimin geri çekilmesini talep etti. Polis daha sonra protestoculardan yalnızca beşinin isyan çıkardığını söyleyerek açıklamayı değiştirdi.
15 Haziran’da Lam tasarıyı askıya aldı ancak değişikliğin gerekçesinin “sağlam” olduğu ve daha fazla açıklama yapacağı konusunda ısrar etti. Daha sonraki çatışmalara yol açan ve Hong Kong halkı arasında büyük çatlaklara yol açan tasarıyı Yasama Konseyi aracılığıyla zorladığı için özür dilemeyi veya istifa etmeyi reddetti.
Ancak ertesi günkü büyük protestonun ardından halktan “içtenlikle” özür diledi ancak hükûmete liderlik etmeye devam etmek istediği için istifa etmeyeceği veya tasarıyı geri çekmeyeceği yönünde duruşunu korudu.
Carrie Lam, 1 Temmuz’da Hong Kong Özel İdari Bölgesi kuruluşunun 22. yılı kutlamalarında gençlere ulaşacağını ve toplumun her kesiminden bireylerle bir araya gelerek onların taleplerini dinleyeceğini açıkladı.
Ancak o gün protestocular Yasama Konseyi binasına baskın yaptığında protestocularla görüşmeyi reddetti ve 2 Temmuz sabahı saat 4’te protestocuların “aşırı şiddet kullanımını” kınamak için bir basın toplantısı düzenledi, ancak sorulara yanıt vermeyi reddetti.
Tepkisi, onu “Hong Kong’daki birçok vatandaşın hayatından çok cam kırıklarına takılmasına” önem vermekle suçlayan Hong Kong Free Press’in eleştirilerine yol açtı.
9 Temmuz’da Carrie Lam, “tasarının öldüğünü” ve yasayı değiştirmeye yönelik önceki girişimlerin tamamen başarısız olduğunu açıkladı. Hükûmetin tasarıyı değiştirmeye yönelik her türlü çalışmayı durdurduğuna dair güvence verdi.
Açıklamasında tasarının öldüğünü söylerken huzurlu/doğal ölüm anlamına gelen ‘‘壽終正寢 (Shòuzhōngzhèngqǐn)’’ deyimini kullanması taraflardan kelime oyunu yaptığı, hâlâ tasarının arkasında durduğu şeklinde eleştiri gördü.
4 Eylül’de Carrie Lam, iade yasasını resmi olarak geri çekeceğini ve Bağımsız Polis Şikâyet Konseyi’ne yeni üyeler kazandırmak, topluluk düzeyinde diyalog kurmak ve akademisyenleri polisin köklü sorunlarını değerlendirmeye davet etmek gibi önlemler alacağını duyurdu.
Ancak protestocular en başından beri kısmi bir tavizin kabul edilmeyeceğini ifade etmiş ve beş temel talebin tamamının yanıtlanması gerektiği konusundan geri dönmediler. Lam’ın imtiyazı da “too little too late (çok yetersiz ve çok geç)” olmakla eleştirildi. Tasarıyı geri çektikten sonra Lam, protestocuları durdurmak için ” kolluk kuvvetlerinin sert bir şekilde” kullanılacağını ekledi.
- Pandeminin Etkileri, 2020’de Protestolar, Günümüz
Bu yılın başlarında Korona virüs Çin’in Wuhan şehrinde ortaya çıkıp tüm dünyaya yayıldıktan sonra, herkesin evde kalması ve sosyal mesafe kurallarının uygulanmasıyla protestolar hafifledi.
Protestolar 2020 baharda yeniden ortaya çıktı; ancak 2019’da olduğu gibi insanların önemli iş bölgelerinde trafiği durma noktasına getiren protestolarından çok çok daha küçük ölçekteydi.
Yeni bir komiserin göreve getirilmesinin ardından çıkan en küçük protestoları bile bastırma konusunda polis çok daha agresif bir yaklaşım sergiledi. Yeni güvenlik yasasının geçmesiyle pek çok insan tutuklandı.
2023 yılına geldiğimizde Hong Kong protestoların tamamen kaybolduğunu görebiliriz. Pandemi, Hong Kong halkını çok zor durumda bırakmış ve bu boşluktan yararlanarak Çin yanlıları şehri iyice kontrol altına almıştır.
2019 protestolarına katılan pek çok kişinin tutuklu durumu sürmekle beraber pek çoğunun yurt dışına kaçtığı bilinmekte. Kaynaklar, Hong Kong sakinlerinin çoğunluğun Kuzey Amerika, İngiltere veya Avustralya’da olduğunu söylüyor.
2023 Hong Kong ulusal güvenlik polisi, aralarında eski milletvekilleri Ted Hui ve Dennis Kwok’un da bulunduğu, kendi kendini sürgüne gönderen sekiz aktivist;
- Kevin Yam – avukat
- Elmer Yuen – HK Parlamento üyesi
- Anna Kwok – HKDC Başkanı
- Dennis Kwok – eski milletvekili
- Ted Hui – eski milletvekili, HKDC danışmanı
- Mung Sui-tat – HK İşçi Hakları Savunucusu,
- Finn Lau – siyasi aktivist
- Nathan Law – Şemsiye Hareketi lideri, eski milletvekili, HKDC danışmanı
için tutuklama emri çıkardı. Polis, ayrıca aranan kişilerin her biri için 1 milyon HK$ teklif etti.
- Hong Kong’un Dünyadaki Etkisi
Hong Kong küresel bir finans merkezidir. Dolayısıyla ekonomiye gelecek bir darbe iş dünyasını da etkileyebilir. Hong Kong, yabancı yatırımcılar için bir kanal görevi görerek Çin ana karasındaki firmalara önemli bir fon kaynağı sağlıyor.
Örnekler arasında, Çin menkul kıymetlerine yabancı yatırım için düzenleyici evrak işlerini azaltarak uluslararası yatırımcılara yerel Çin hisse senetleri ve tahvillerini satın almaları için bir geçit sağlayan Şanghay-Hong Kong Hisse Senedi ve Tahvil Bağlantısı programları yer alıyor.
Bu programlar, Çin sermaye piyasalarının açılmasında bir kanal olarak Hong Kong’un öneminin devam ettiğini göstermektedir.
Ayrıca, Hong Kong Finansal Hizmetler Geliştirme Konseyi’nin Mayıs 2018 tarihli bir raporuna göre, dünyanın en büyük 100 bankasının yaklaşık %70’i Hong Kong sınırları içinde faaliyet gösteriyor. Siyasi durumun daha da kötüleşmesi, bölgenin küresel bir finansal aracı olarak rolünü tehdit edecek sermaye kaçışını tetikleme riski taşıyor.
Bazı firmalar çoktan şehri terk etti veya Singapur ve Tokyo gibi diğer Asya finans başkentlerinde işe alımları artırıyor. Hong Kong’da bölgesel üsleri bulunan Amerikan şirketlerinin sayısı 2021’de son 18 yılın en düşük seviyesine geriledi.
Yatırımcıların Hong Kong’daki ekonomik ve siyasi gelişmeleri yakından takip etmesi gerekiyor. Bu önemli bölgedeki faaliyetlerin azalmasının etkisi, küresel ekonomi ve piyasalara karşı esen rüzgarları daha da artıracak.
İş dünyasından gözlemciler, Çin ordusunun Hong Kong’a müdahale etmesi halinde ‘felaket olabilir, borsalar çöker, konut piyasası da zarar görebilir’ uyarısında bulunuyor.
Diğer uzmanlar ise demokratik gerilemeye rağmen Hong Kong’un ticari statüsünü koruyabileceğine inanıyor.
Son yıllarda Pekin, Hong Kong’u anakaraya daha fazla bağlamak için harekete geçti ve Hong Kong ile komşu Guangdong Eyaletindeki şehirleri daha uyumlu bir ekonomik bölgeye entegre etmeye yönelik iddialı bir plan olan Büyük Körfez Bölgesi projesini yarattı. Pek çok firma ve yatırımcı, bu artan bağlantının anakaradan Hong Kong’a akan zenginlik miktarını artıracağına inanıyor.
Son olarak…
2014 yılındaki Şemsiye Hareketinden sonra dünyanın pek çok yerinden insan Hong Kong gençliğinin hayatını şemsiyelerle ve gaz maskeleriyle geçeceğini konuşuyordu.
2019 yılına gelindiğinde Hong Kong’daki ekonomik ve sosyal sıkıntıların artık baş edilemeyecek hale gelmesi, Pekin baskısının artması şehir sakinlerini ciddi bir gelecek endişesi içine soktu. Uluslararası alandan düşündükleri gibi bir destek görmeyen Hong Kong sakinleri pandeminin başlamasıyla kendilerini bir belirsizlik içinde buldular.
Yeni güvenlik yasasısın çıkması maalesef şehrin protesto ruhunun uykuda olduğu veya öldüğü döneme denk geldi. Pek çok vatandaşın tutuklanmamak için yurt dışına kaçması inanların modunun düşmesine sebep oldu, protestoların düzenlenmesi ve insanların teşvik edilmesi yavaşladı ve engellendi.
Diasporadan pek çok insan ülkeleri bildikleri Hong Kong için çabalıyor, STK’lar kuruyor, uluslararası alanda aktivistlik yapıyorlar. Ancak su ve elektriğin Çin’den gelmesi, şehrin ticaretinin göbekten ana karaya bağlı olması ve meclisin Pekin yanlılığı iyi bir görüntü çizmiyor.
2047 yılında özel idari statüsü bitecek olan Hong Kong için gelecek, şehir sakinleri için belirsizken Çin için geçen her saniyede daha da kesinleşiyor.
KAYNAKÇA
- https://www.legco.gov.hk/general/english/members/yr16-20/biographies.htm
- https://birikimdergisi.com/dergiler/birikim/1/sayi-99-temmuz-1997/2295/hong-kong-somurgecilik-tarihinde-bir-sayfa-kapanirken/2815#.XdkaHOgzZPY
- https://www.bbc.co.uk/news/extra/1diisEsIvY/hong-kong-protests
- https://tr.euronews.com/2019/07/04/video-analiz-hong-kong-daki-protestolarin-ardindaki-gercek-nedir-ingiltere-cin-gosteri
- https://time.com/5606016/hong-kong-extradition-authoritarianism/
- https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-50469041
- https://www.bbc.com/news/world-asia-china-48917796
- https://www.cfr.org/backgrounder/hong-kong-freedoms-democracy-protests-china-crackdown
- https://www.police.gov.hk/ppp_en/06_appeals_public/nsc/index.html