Bir Kadın Gözünden Cumhuriyet

  • Ekim 29, 2023
  • 3 min read

Ceren Can

“Bizce, Türkiye Cumhuriyeti anlamınca kadın, bütün Türk tarihinde olduğu gibi bugün de en muhterem mevkide, her şeyin üstünde yüksek ve şerefli bir mevcudiyettir. Memleket dayanışma isteyen bir birliğe muhtaçtır.”

Mustafa Kemal Atatürk

Cumhuriyet, bir kadın için var oluşun timsalidir. Bu topraklarda, yüzyıllar boyu esamesi okunmayan kadınların günlük yaşama ve yönetime katılmasındaki en büyük etkenlerden biridir. Devrim niteliğindeki bu gelişme yalnızca Türkiye’deki değil dünya üzerinde bulunan her kadının hayatına dokunmuştur. Dünyada büyük yankı uyandıran bu gelişme kadın haklarına olan farkındalığın oluşmasındaki lokomotiflerden biridir. Bu konuda Türkiye coğrafyasında daha önce atılmış adımlar olsa da pek çoğu netlik kazanamamış, yalnızca söylemlerle kalmıştır. Bu sebeple, Kurtuluş Savaşı yalnızca yeni Türk Devletinin temellerini atmamış, ayrıca kadınların da kurtuluşunun önünü açmıştır.


Cumhuriyet bizlere mücadeleyi, bir kuş gibi özgür olabilmeyi, edebiyatı ve bilimi kazandırmıştır.Cumhuriyetimizin 100. Yılını kutlarken, çeşitli dallarda başarılara imza atmış örnek kadınlarımızdan bahsetmemek olmazdı. Hayatın her köşesine renk ve cesaret katan kadınlar, her alanda olduğu gibi demokrasi ve özgürlük mücadelesinde de önemli rol oynamışlardır. Bize mücadele etmeyi Kara Fatma, bir kuş gibi uçabilmeyi Sabiha Gökçen, edebiyatı Halide Edip Adıvar öğretmiştir. Biz Türk Kadınları, geçmişte Ateşten Gömleği hiç çekinmeden giydik,gelecekte de bunu yapmaya devam edeceğiz çünkü biz, 


Cumhuriyetle doğduk, Cumhuriyetle büyüdük ve Cumhuriyetle öleceğiz!



Haklarımızın ve yaşamlarımızın teminatı Cumhuriyet’in birinci yüzyılında yeniden anlıyoruz ki, seçme/seçilme
hakkı, medeni hukuk ve birçok hak bizler için yüzyıllardır ekmiş olduğumuz bağımsızlık ve özgürlük tohumlarının yeşermesini ifade eder. “Türk kadınına bu hakkın bir lütuf olarak verildiği düşüncesinde değiliz. Kimse bu kanaatte olamaz bir memlekette, yurdun her tarafı istilaya uğradığı zaman, kadınlar ateş altında erkeklerle beraber omuz omuza çalışırlar, elbette yurdun her köşesinde ve her tabakasında söz söylemeye hakları vardır…” Atatürk’ün bu sözleri yalnızca kelimelerdekalmamış birçok adımla birlikte yasalaştırılmıştır. Cumhuriyetin ilanından kısa bir süre sonra ilk kadın avukatı(1927), yargı (1930), ilk belediye meclis üyesini, kadın doktoru, diş hekimini (1926), pilotu, diplomatı (1932) ve kadın milletvekilini (1935) yetiştirmiştir.

Cumhuriyet, biz kadınlara kendi kaderlerini tayin etme hakkını tanımıştır ve demokratik bir yönetimi beraberinde getirmiştir. Temel haklarımız ve özgürlüklerimiz anayasa ve diğer yasalarla güvence altına alınmıştır. Bu kutlu gün, yüzyıl önce ilk kez varlığımızdan bahsedilecek olan bir devrimin ilk günüdür. Her geçen yıl mücadelemiz sürecek, Cumhuriyetin koruyuculuğu görevinden hiç vazgeçmeyeceğiz.


Yaşasın Cumhuriyet Kadınları, Yaşasın 29 Ekim!

Bunu paylaşın:
3

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir